Yayınlanma: October 28, 2007
Tags: evden eve taşıma

Masajın vücut üzerindeki direkt ve in direkt etkileri, vücut örtüsüne uygulanan manipülasyonların, yani ellerle verilen dokunma, bastırma, germe, esnetme ve titreştirme biçimindeki mekanik uyarıların tepkileridir. Tepki.deride, derialtı dokusuna, kaslarda ve damarları sinir ağında yerel oluşabileceği gibi; refleks yolla başka bölgelere, örneğin iç organlara da aktarılabilir. Vejetatif sinir sisteminin uyarılması da genel etki kompleksi kapsamındadır. Masajın etkileri, fiziksel, fizyolojik ve psikolojik etmenlerin bileşkesi olarak değerlendirilir. Deri üzerinden ellerle verilen basınç ve germe biçimindeki ritmik mekanik uyarılarla sıkıştırılan ve gerilerek esnetilen deri, deri altı dokuları ve kasların yapılarındaki sinir uçları (reseptörler) uyarılır. Ayrıca, dokuların yapılarındaki kan ve lenf damarları da bu fiziksel uyarılardan etkilenir; arteriyel, venöz, kapiller ve lenf dolaşım canlanır.


Vücut sistemleri üzerindeki etkiler şöyle derlenebilir.

1. Dolaşım Sistemi Üzerinde Etkiler
Klasik masajın kan ve lenf dolaşımı üzerine etkileri .deneysel ve klinik araştırmalarla kanıtlanmıştır. Vücut örtüsüne kalp yönünde uygulanan yeterli dozdaki öfloraj ve petrisajla, lenf ve venöz sistem uyarılarak dolaşımı aktive edilir (damarsal etki). Bölgedeki kan akımındaki canlanma aletsel olarak da gösterilebilir. Damarlardaki akışın canlanmasıyla. dokularda sıvı değişimi hızlanır, dokular daha bol besi maddesi ve oksijen alabilir, metabolizma artıkları bulundukları yerden daha çabuk uzaklaşabilir.
Damarların çevresinde bulunan otonom sinir ağının: uyarılmasıyla da damarlarda refleksif bir genişleme olur. Yani, kan akımındaki hızlanma salt yumuşak bir hortum içinde ki sıvının sıvazlanarak ilerletilmesi demek değildir!

2. Kas1ar Üzerine Etkiler
Çok kez sanıldığı gibi, masajla ne kas hacmi artırılabilir ne de kas güçlendirilebilir. Kasları kuvvetlendirmenin tek yolu, düzenli aktif çalışmalar, yani egzersizlerdir. Masaj; ancak kasların işlevsel yeteneklerini yeniden kazandırılmasında yardımcı olarak kasların güçlenmesine katkıda bulunabilir:

* Yorgun kas masajla, salt dinlenmeyle geçirilen süreye oranla çok daha çabuk dinlenip gevşeyebilir.

* Masaj yapılan kaslar; dolaşımların canlanmasıyla daha iyi beslendikleri için yaralanmalara karşı daha dirençlidirler; aşırı zorlanma daha iyi uyum sağlayabilirler.

* Kan akımının hızlanmasıyla süt asidi vb. metabolizma artıklarının oluşturdukları yerden taşınmalarıyla birikim önlenir; germe, esnetme ve titreştirme manipülasyonlarıyla hipertonik kaslar gevşetilip, esnetilebilir. Nitekim, klinik çalışmalarımızda hipertonik kasın, bireyden bireye değişmek üzere, 7-8 seans sonra el altında birden bire gevşediğini görüyoruz:

* Masaj, yetersiz harekette, yaralanmalarda ve felçlerde olası kas erimesini, atrofiyi önlemez, ama sertleşme,fibröz doku oluşumu ve kasılmalar bilinçli bir masajla engellenebilir. Kas ve eklemlerde değişik nedenlere bağlı hareket kısıtlamalarında egzersizlerden önce masaj uygulanırsa egzersizler daha kolay ve rahat yapılabilir.

3. Sinirler Üzerine Etkiler
Kopmuş bir sinirin masajla yeniden oluşturulması (rejenerasyonu) söz konusu değildir. Ancak, sinir ve çevre dokularının kan dolaşımının aktive edilmesi, metabolizmanın yükselmesiyle rejenerasyon hızlandırılabilir.

4. Dinlendirici, Gevşetici-Psikosedatif Etki
Genel masajda uyuklama, solunumun derinleşmesi; masajdan sonra yorgunluğun, bitkinliğin kaybolması, kişinin zindeleşmesi, masajın çevresel ve merkezi sinir sistemi üzerine olumlu etkisinin somut belirtisidir.Masajın en tipik psiko-sedatif etkisi, çocuklarda olsun, büyüklerde olsun okşama-sıvazlamadır.! Bu nedenle de masörün kişiliği yaklaşımı, sonucu büyük çapta etkiler.

5. İç .Organlar Üzerine Etkiler
Vücut örtüsünde belli bölgelerin değişik yöntemlerle uyarılmasıyla bazı iç organ hastalıklarına etkili olunabilmektedir. Nitekim mide ağrılarında, safra kesesi sancılarında, karında gaz oluşumlarında, sırtta belli bölgelerin ovulmasıyla rahatlama olduğu halk arasında bilinir (masajın uzak etkisi!} İç organların vücut örtüsünde refleksif yolla ilişkili bulunduğu alanların haritası bile çıkarılmıştır (Head Bölgeleri). "Bağ Dokusu Masajı" ve ''Ayaklarda Refleks Alanlarının Masajı" bu bölgelere uygulanmaktadır. Uzakdoğu kökenli Akupunktur; akupressur ve shiatsu ile de iç organlara etkili olma amaçlanmaktadır.

6. Ağrı Dindirici Etki
İnsanın, ağrıyan acıyan yerini içgüdüyle ovuşturması, masajın tipik ağrı giderici etkisidir. Uzun bir yürüyüş sonunda ya da zorlu bir işten sonra ağrıyan bacak ve kol kaslarının ovulması ya da ovdurulmasının anlamı da budur. Yara1anmanın olmadığı salt gerginlik ve kasılmaya, spazma bağlı kas ağrılarında neden, kasılan kas içindeki damarların sıkışarak daralmasıyla kasın yeteri kadar oksijen alamamasıdır. Bu gelişme tıpta ağrı kısır döngüsü olarak bilinir. Bu kısır döngüyü kırmak, kasa gerekli oksijeni gönderebilmek için spazmın kaldırılması, kan dolaşımının düzenlenmesi gerekir. Masajla hem spazm çözülebildiği, hem de kan dolaşımı artırılabildiği için ağrı geriler.

Ayrıca, ağrı duygusunu indirgeyen ağrı eşiğini yükselten maddelerin (endorfin vb.) salgılanmasını bilinçli ve düzenli masajla artırıcı fizyolojik bilgi ve teknik eğitim gereklidir. Bu da ancak özel masaj okullarıyla sağlanabilir. Ülkemizde maalesef bir tek özgün masaj okulu yoktur. Türkiye sınırları içindeki tüm masörlerin ve masözlerin neyi ne kadar bildiklerini, ne yaptıklarını ehliyetlerini, Sağlık Bakanlığı dahil kimse bilmez!

Hazırlayan : Dr. Necdet Tuna

Kaynak: http://saglik.tr.net/genel_saglik_masaj_etki.shtml

Devamı...




Yorumlara gözat (0)



Yayınlanma: October 28, 2007
Tags: evden eve taşımacılık

Dünyanın en büyük 4 'fast food' restoranındaki yiyeceklerin çoğunun, 'neredeyse deniz kadar tuzlu olduğu' öne sürüldü

İngiltere'deki "Consensus Action on Salt and Health" (CASH-Tuz ve sağlık konusunda mutabakat hareketi) inisiyatifi tarafından yapılan ve dün yayımlanan araştırmada, Pizza Hut, Kentucky Fried Chicken (KFC), McDonald's ve Burger King'in yemeklerinde aşırı tuz kullandığı kaydedildi.

Söz konusu 4 restoranda satılan 346 yiyecek ve içeceğin incelendiği araştırmada, "en sorumsuz davranan" restoranın Pizza Hut olduğu ve buradaki bir öğünlük yiyeceğin içerdiği tuz miktarının, yetişkinler için tavsiye edilen günlük tuz miktarını 2 kattan fazla aştığı belirtildi. Yetişkinlerin günde 6 gramdan, 6 yaşından küçüklerin ise 3 gramdan fazla tuz almamasını öneren uzmanlar, bu firmaların yemeklerinde aşırı tuz kullanmalarını, özellikle küçük çocukları cezbederek satışlarını artırma isteklerine bağladı.

Tuzun ciddi anlamda bağımlılık yaratan bir madde olduğuna dikkat çeken uzmanlar, "aşırı tuzlu yiyeceklerin dildeki tuz tadını algılayan reseptörlerin çalışmasını engellediğini ve böylece tuzlu yiyeceklere olan isteği artırdığını" belirtti. Uzmanlar özellikle çocuklukta alınan yüksek seviyede tuzun, ilerleyen yaşlarda tansiyon ve kalp krizi riskini önemli ölçüde artırdığını hatırlattı.


Devamı...




Yorumlara gözat (0)



Yayınlanma: October 28, 2007
Tags: evden eve evden eve nakliye evden eve taşıma istanbul

20 10 2007

Ağız kokusu kişinin çevresini, bazen de kendisini rahatsız eden bir durumdur. Ağız veya nefes kokusunun en çok rastlanılan nedeni, kişinin yedikleri ve içtikleridir

Bazen bir dostumuza rastlarız ve konuşmaya başlayınca ne yapacağımızı şaşırırız. Nefesiyle yüzümüze doğru gelen kokudan kaçmanın yollarını ararız ama kendisine durumu fark ettirmek istemeyiz. Bazen koku belli belirsizdir, bazen de yoğun ve keskindir. Kişiler çoklukla nefesleri ile yüzümüze çarpan bu kokunun farkında değildirler. Fark etseler de bir şeyler yiyip veya çiğnediklerinde geçti zannederler ve çoklukla iş ciddi boyutlara ulaşmadan, önemsemezler. Ağız veya nefes kokusuna neden olanların başında alkol, sarımsak, soğan, sigara vb. gibi maddeler gelir. Eğer sebep yenilen veya içilenler değilse, ağız kokusu dendiğinde öncelikle akla gelen neden, ağzın içinde, dişlerde ve diş etlerinde çoğalan bakterilerdir. Bakterilerin ürettiği uçucu kükürt bileşikleri gibi maddeler de ağız kokusuna yol açarlar. Ağız kuruluğu olan kişilerde ağız kokusu daha sık olur, bunun nedeni, tükürüğün koruyucu etkisinin azalmasıdır. Tükürüğün çok önemli bir faydası da içindeki koruyucu enzimler ile ağız içindeki bakteri sayısını düşük tutmaktır. Dişlerden ve aşağıda anlatacaklarımdan kaynaklanan kokular daha keskindir ve kalıcıdır. Sebep ciddileştikçe kokunun karakteri de daha ağırlaşır ve daha rahatsız edici hale dönüşür.

Dişler arasında kalan besin artıkları, çürük dişler, temiz tutulmayan protezler, paslı dil, piyore denilen cerahatli diş eti hastalığı ağzı kötü kokutan rahatsızlıklardır.

Dişin nasıl fırçalandığı önemli

Yukarıda anlattığım gibi bazen ağız kokusunun nedeni, çok basit bir şekilde, yenilenler, içilenler olabilir. Bazen ise bu ağız veya nefes kokusunun altında yatan sebep, ciddi durumların habercisi de olabilir. Kişiler kendi ağız kokularını çoklukla fark edemedikleri için, eğer yakınlarınızda böyle bir durum gözlerseniz ve özellikle bu koku kalıcı ve tekrarlayan bir durumdaysa, muhakkak kendilerini doktorları ile görüşmeleri konusunda uyarmanız gerekmektedir.

Dişleri düzenli olarak fırçalamanın ağız kokusunu gidermek için ilk akla gelen önlem olduğunu hemen herkes bilir ama diş fırçalarken önemli bir nokta da yanakların içini ve dilin üstünü de fırçalamaktır. Dilin özellikle arka bölümlerinin fırçalanması çok faydalıdır. Ne var ki diş fırçasının sürtünmesine bağlı uyarı, kişide hafif bulantı ve hatta kusmaya sebep olabilir. Dil fırçalanırken bulantı duyuyorsanız, nefesinizi verdiğiniz sırada çok kısa bir süre içerisinde dilin arka bölümlerini de fırçalayıp, fırçayı ağzından çekin ve nefes alıp yeniden nefes verirken fırçalamaya devam edin. Bulantıyı artırabileceğinden dilin arka bölümlerini fırçalarken ayna karşısında kendinizi seyretmeyin. Dil temizlemek için özel fırçalar ve aletler satılıyor ama diş fırçası da aslında bu iş için yeterli.

Sakız etkili olabilir

Ağız yıkama çözeltileri, gargaralar, spreyler ve çiğneme tabletleri gibi ürünlerin diş fırçalamanın yerine geçmediğini unutmayın. Bunların çoğu sadece gerçek sorunu, bir süre için maskelemeye yarar. Fırçalamak yerine ağız yıkama suyu kullanmak kişinin duş almak yerine, deodorant kullanmasına benzetilebilir. Sakız çiğnemenin ise ağız kokusuna karşı etkili olduğu tespit edilmiştir. Sakız çiğnemek tükürük miktarını ve akışkanlığını artırarak, dil sırtına yıkama etkisi oluşturur ve ağızda bakterilerin yerleşmesini kısmen engeller.

Ağızdaki bakterilerin ürettiği ve kötü kokuya neden olan uçucu kükürt bileşikleri, çinko gibi metallerle derhal birleşerek uçucu olmayan metal sülfürleri oluşturur. Bu bileşikler uçuculuklarını yitirdiğinde, artık koku sebebi olamazlar. Bunun için metal bileşikler içeren gargaralar ağız kokusuna karşı kullanılabilir. Özellikle çinko içeren gargaralar daha etkilidir. Sodyum bikarbonatlı diş macunları ve sakızlar da uçucu kükürt bileşiklerini uçucu olmayan bileşikler haline dönüştürür.
Ağız kokusunun bazı nedenleri Bademciklerin iltihaplanması, aftlı ülserler, sinüzitler, dil, damak, yutak, ağız içindeki yaralar ve tümörler, burun-boğaz bölgesi tümörleri.

Bronş ve akciğer hastalıkları (apse, tüberküloz, tümör vb.).
Sindirim sistemi hastalıkları (yemek borusu hastalık ve kanserleri), mide fıtığı, gastritler (özellikle midede Helicobacter pylori adında bir bakterinin varlığında), bazı ülserler, mide tümörleri.

Üresi yüksek olanlarda, şeker hastalarında, karaciğer komalarında.

Antihistaminikler ve antidepresanlar gibi ilaçlar, tükürük salgısını azalttıklarından ağız kokusuna neden olabilir.
Ağız kokusunu gideren meyveler Elma, çilek, limon ve portakal gibi meyveler ile nane, kereviz, maydanoz, havuç gibi sebzeler ve karanfil, çörekotu gibi baharatlar ağız kokusuna karşı kullanılan geleneksel çarelerdir. Yoğurdun içinde bulunan bakterilerin, ağızda kötü kokuya neden olan kükürtlü bileşikleri azalttığı bildirilmiştir. Düzenli fırçalama ve diş ipiyle temizlik gibi hijyen önlemlerine rağmen ağızda fena koku hisseden veya yakınları tarafından uyarılan bir kişi, öncelikle diş hekimine, kulak-burun-boğaz uzmanına görünmelidir. Eğer sebep bulunamazsa, doktorunuz sizde akciğer, yemek borusu, mide gibi organların tetkikini ve bazı laboratuvar tahlillerini isteyebilir.


Devamı...




Yorumlara gözat (0)



Yayınlanma: October 13, 2007
Tags: web sitesi web tasarımı web tasarım site web hosting evden eve evden eve nakliye evden eve nakliyat evden eve kargo evden eve taşımacılık lal evden eve taşıma taşıma taşımacılık nakliyat servis mobilya beyaz eşya kurye door to door kapıdan kapıya ottomanors.com www.ottomanors.com sinpas.com.tr sinpasgyo.com.tr www.sinpas.com.tr www.sinpasgyo.com.tr ottomanors bursa evleri loreal l'oreal studioline studio line loreal turkey loreal türkiye

Erkek üreme sisteminin önemli bir üyesi olan prostatta görülen malign (kötü huylu)değişikliklerdir.Erkeklerde en sık görülen kanser tiplerindendir. Amerika'da her 5 erkekten birinde görüldüğü tespit edilmiştir.Yine Amerika'da her yıl 200.000 yeni hasta ve 38.000 ölüm saptanmaktadır.

Genellikle 50 yaş üstünde görülür ancak seyrekte olsa gençler de de görülme olasılığı vardır.

Prostat mesanenin altında, rektumun önünde yerleşmiş ceviz büyüklüğünde birbezdir.

Prostat ejekulasyon esnasında spermin dışarı atılması için gerekli akışkan sıvının ve enzimlerin 1/3 ünü  salgılar. Ejakulatın içinde yer alan sperm testislerde yapılır, vas deferens adı verilen tüpler tarafından taşınır. Bu esnada prostattan bu katkı maddelerini alır ve penise ulaşarak dışarı atılır. Prostatın arkasında ki seminal kabarcıklar bu akışkanın yapıldığı yerdir. Prostata direkt teması ve yakınlığından dolayı kanser bu seminal kabarcıkları ve prostatı saran kapsülü de etkileyebilir. Bu durumda ameliyat kanseri yok etmek açısından pek faydalı olamayabilir. Rektuma olan komşuluğundan dolayı Rektal muayene prostat hakkında fikir verebilen iyi bir muayene usulüdür.


Devamı...




Yorumlara gözat (0)



Yayınlanma: October 13, 2007
Tags: web sitesi web tasarımı web tasarım site web hosting evden eve evden eve nakliye evden eve nakliyat evden eve kargo evden eve taşımacılık lal evden eve taşıma taşıma taşımacılık nakliyat servis mobilya beyaz eşya kurye door to door kapıdan kapıya ottomanors.com www.ottomanors.com sinpas.com.tr sinpasgyo.com.tr www.sinpas.com.tr www.sinpasgyo.com.tr ottomanors bursa evleri loreal l'oreal studioline studio line loreal turkey loreal türkiye

Normal kan ve kemik iliği

Kan plazma ve çeşitleri hücrelerden oluşur. Plazma genel olarak sıvı ve birçok kimyasal maddelerden: protein (albumin), hormonlar (tiroid hormonu), mineraller (demir), vitaminler (folik asid) ve bağışıklıktan sorumlu immunglobulinlerden oluşur. Hücre elemanları ise kırmızı kan hücresi, trombosit, beyaz kan hücresinden oluşur. Kanın tüm hücreleri kemik iliğinde yapılmaktadır.
Devamı...




Yorumlara gözat (0)



Yayınlanma: October 13, 2007
Tags: web sitesi web tasarımı web tasarım site web hosting evden eve evden eve nakliye evden eve nakliyat evden eve kargo evden eve taşımacılık lal evden eve taşıma taşıma taşımacılık nakliyat servis mobilya beyaz eşya kurye door to door kapıdan kapıya ottomanors.com www.ottomanors.com sinpas.com.tr sinpasgyo.com.tr www.sinpas.com.tr www.sinpasgyo.com.tr ottomanors bursa evleri loreal l'oreal studioline studio line loreal turkey loreal türkiye

Kanserler genellikle ilk ortaya çıktığı dokuya göre adlandırılır. Akciğer kanseri ilk önce akciğerde başlar. Küçük hücreli akciğer kanseri akciğer dokularında kanser (habis, kötü huylu) hücrelerinin bulunduğu bir hastalıktır. Akciğerler göğüs boşluğumuzun büyük kısmını dolduran koni şeklinde, süngerimsi yapıda bir çift organdır (Şekil 1). Akciğerlerin başlıca görevi, vücut hücrelerinin artık maddesi olan karbondioksiti vücuttan atmak ve yaşam için temel gereksinim olan oksijeni vücuda almaktır. Akciğerler başlıca �bronş� denen hava içeren tüplerden, �alveol� denen hava keseciklerinden, kan ve akkan (lenf sıvısı) damarlarından oluşmuştur.

Devamı...




Yorumlara gözat (0)



Yayınlanma: October 13, 2007
Tags: web sitesi web tasarımı web tasarım site web hosting evden eve evden eve nakliye evden eve nakliyat evden eve kargo evden eve taşımacılık lal evden eve taşıma taşıma taşımacılık nakliyat servis mobilya beyaz eşya kurye door to door kapıdan kapıya ottomanors.com www.ottomanors.com sinpas.com.tr sinpasgyo.com.tr www.sinpas.com.tr www.sinpasgyo.com.tr ottomanors bursa evleri loreal l'oreal studioline studio line loreal turkey loreal türkiye

Kanser, günümüzün en önemli sağlık sorunlarından birisi. Sık görülmesi ve öldürücülüğünün yüksek olması nedeniyle de bir halk sağlığı sorunu.
Devamı...




Yorumlara gözat (0)



Yayınlanma: October 13, 2007
Tags: web sitesi web tasarımı web tasarım site web hosting evden eve evden eve nakliye evden eve nakliyat evden eve kargo evden eve taşımacılık lal evden eve taşıma taşıma taşımacılık nakliyat servis mobilya beyaz eşya kurye door to door kapıdan kapıya ottomanors.com www.ottomanors.com sinpas.com.tr sinpasgyo.com.tr www.sinpas.com.tr www.sinpasgyo.com.tr ottomanors bursa evleri loreal l'oreal studioline studio line loreal turkey loreal türkiye

Etken: Veba basili Yersinia Pestis'tir.
Bulaş Yolu: Veba, kemirgenleri etkileyen zoonotik bir hastalıktır.Sıçanlardan diğer hayvanlara ve insanlara sinekler aracılığıyla bulaşır. Yakın temas halinde hastadan solunum yoluyla çıkan damlacıkların infeksiyonu diğer insanlara bulaştırdığı zatürreli veba hariç; infeksiyonun insandan insana bulaşması söz konusu değildir.
Hastalığın Seyri: Vebanın başlıca 3 klinik şekli vardır:
Hıyarcıklı veba; genellikle infekte sineklerin ısırığı sonucu meydana gelir. Drenaj lenf düğümlerinde lenfadenit gelişir, en çok da bölgesel lenf düğümleri etkilenir. Şişme, ağrı ve lenf düğümleri iltahabı karakteristik veba bubonlarını oluşturur.

Septisemik veba; hıyarcıklı vebadan gelişir ya da lenfadenit hariç diğer özellikleri taşıyan bir formda gelişir.İnfeksiyonun kan dolaşımına yayılması , menenjit, endotoksik şok ve yayılmış intravasküler pıhtılaşmaya yol açar.


Zatürreli veba; veba basilinin vücudun vücudun diğer bölgelerinden akciğerlere yayılmasını izleyen ikincil bir infeksiyondur. Çok şiddetli zatürreye neden olur. Solunum yoluyla çıkan damlacıkların başkalarına bulaşması sonucu oluşan infeksiyon, o kişilerde primer akciğer vebasına yol açar.
Acil ve etkili bir tedavi uygulanmazsa, hıyarcıklı veba vakalarının %50-60'ı ölümle sonuçlanır. Tedavi edilmeyen septisemik ve zatürreli veba da değişmez bir biçimde ölümle sonuçlanır.
Devamı...




Yorumlara gözat (0)
İlk Bilen Siz Olun Doğru ve Tarafsız Haberin Merkezi